Hayır, psikologlar tıp doktoru olmadıkları için ilaç yazma yetkileri yoktur; tedavi sürecini konuşma terapisi (psikoterapi) ile yürütürler. Ancak, terapi sürecinde ilaç desteğine ihtiyaç duyulduğu gözlemlenirse, sizi iş birliği içinde olduğumuz uzman bir psikiyatriste yönlendiriyoruz. Süreci psikiyatrist ile koordineli olarak takip ediyoruz.
Hayır, özel bir hazırlık yapmanıza veya yanınızda bir belge getirmenize gerek yoktur. İlk seans, genellikle tanışma ve mevcut durumu anlama üzerine kuruludur. Kendinizi rahat hissetmeniz ve sorunlarınızı kendi cümlelerinizle ifade etmeniz bizim için yeterlidir.
Evet, yapılan birçok bilimsel araştırma, online terapinin yüz yüze terapi kadar etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle yoğun iş temposuna sahip olanlar, farklı şehirde yaşayanlar veya evden çıkmakta zorlananlar için online terapi; konforlu ve güvenli bir alternatiftir. Önemli olan, görüşme sırasında sessiz ve mahremiyetin sağlandığı bir ortamda bulunmanızdır.
Bu sorunun cevabı kişinin ihtiyacına, getirdiği konunun derinliğine ve belirlediğimiz hedeflere göre değişir. Bazı durumlarda 8-10 seanslık kısa süreli çözümler yeterli olurken, kökleşmiş örüntüleri değiştirmek daha uzun bir zaman dilimi gerektirebilir. Sürecin gidişatını düzenli aralıklarla birlikte değerlendiriyor ve sonlandırma kararı birlikte alıyoruz.
Randevu saatiniz size özel olarak ayrılmaktadır. Bu sebeple, olası iptal veya değişiklik durumlarını en geç 24 saat öncesinden bize bildirmenizi rica ediyoruz. Zamanında bildirilmeyen iptallerde, o saat başka bir danışana verilemediği için seans ücreti talep edilebilmektedir.
Psikiyatristler tıp doktorudur ve tanı koyup ilaç tedavisi düzenleme yetkisine sahiptir. Psikologlar ise psikoterapi (konuşma terapisi) yöntemlerini kullanır, ilaç yazmazlar. Çoğu durumda ilaç ve terapinin birlikte yürütülmesi en etkili sonucu verir.
Kesinlikle. Psikoterapinin en temel ilkesi "gizlilik"tir. Seansta konuşulan her şey, sizin izniniz olmadan aileniz dahil kimseyle paylaşılmaz. Bu kural sadece kişinin kendisine veya bir başkasına fiziksel zarar verme riski (hayati tehlike) olduğu durumlarda etik yasalar gereği esnetilebilir.